Bodrum - Güney Yunan Adaları

 

1. Gün: BODRUM

Teknemiz kapılarını 15.30’da unutulmaz bir haftaya açıyor. Biniş saatinden önce Bodrum’a gelirseniz eşyalarınızı gönül rahatlığıyla ofisimize bırakabilirsiniz. Teknemiz, ziyaretçilerimizin akşam yemeği öncesinde ve sonrasında tarihi Bodrum şehrini keşfedebilmeleri için ilk gece limanda demirli kalacaktır. Halikarnas adıyla da bilinen Bodrum, insanlık tarihi boyunca dikkat çekici ve önemli bir kent olmuştur; öyle ki İlyada & Odysseia destanlarının yazarı tarihçi Herodot’un da doğum yeridir.

İşte Bodrum’un mutlaka görülmesi gereken sembolleri:

  • Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Halikarnas Mozolesi (M.Ö 350),
  • Rodos Şövalyeleri tarafından 14. Yüzyılda inşa edilen ikonik Aziz Petrus Kalesi,
  • Dünyanın en büyük sualtı arkeolojisi müzesi olan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi,
  • Hala konserlere ev sahipliği yapan 13.000 ziyaretçi kapasiteli amfitiyatro!

İnsanın içini ferahlatan begonvil süslü beyaz evleri ve rengarenk hediyelik dükkanlarıyla Bodrum, Ege sahillerinde bir cennet köşesi! Seyahate başlamadan önce MüzeKart edinmeniz ören yeri ziyaretlerini kolaylaştıracaktır. Kale girişinden temin edilebilir.

2. Gün: KOS (İSTANKÖY)

İkinci gün, kahvaltı esnasında Bodrum’un Kuzey Adaları rotası hakkında genel bir bilgilendirme yapılacak. Yunan Adaları’nın eşsiz turkuvaz denizinde geçireceğiniz haftaya başlamadan önce, gümrükteki kağıt işlemleri tamamlanacak ve rotamızın ilk durağı olan Kos’a doğru yola çıkacağız. Kos, Rodos ve Karpathos’tan sonra Dodecanase Adaları’nın üçüncü en büyüğüdür ve 283 km2’lik bir alanı kaplar. Kos Adası, size pek de yabancı hissettirmeyecek; bembeyaz evleri ve zamanında Osmanlı akınlarından korunmak amacıyla yapılmış Neratzia Kalesi, adada ikametgah eden birçok Türk ve Ege yaşam tarzı ile Kos (Istanköy) Adası, ziyaretçilerine içtenlikle kucak açıyor.

Kos Adası, “Hastahane Adası” olarak da bilinir. Bunun sebebi tıp biliminin önemli ismi Hipokrat’ın burada doğmuş olması. Hatta adanın ortasındaki yaşlı çınar ağacını Hipokrat’ın diktiği rivayet edilir, adım başı karşınıza çıkacak hediyelik eşya dükkanlarında da adını sık sık duyacaksınız. Gezilecek diğer noktalar ise; Defterdar Cami, Paraskevi Kilisesi, Roma döneminde Kos halkının zenginliğini gösteren Casa Romana bölgesi ve Antik-Agora Mahallesi olarak anılan, tarihi Helen döneminden ortaçağa dek uzanan harabeleri görebileceğiniz sit alanı. Günümüzün popüler durak yerlerinden olan adada bir havalimanı da bulunuyor. Eski Marina’daki enfes meze restorantları oldukça ünlü, Yunan mutfağını denemek için Kos restoranları oldukça iddialı.

3. Gün: GYALI - NISYROS

Sabah saatlerinde Gyali (Sakarcılar) Adası’na hareket edilecek ve yüzme molası verilecek. Bu adada yerleşim bulunmuyor ama çıkarılan sünger taşı ve volkanik toprağıyla ekonomiye kazandırılmış. Sonrasında rota, İncirli olarak da bilinen Nisyros Adası’na çevriliyor. Nisyros, en son 1422’de patlayan aktif yanardağı ve dağ yamacına kurulmuş Nikea Köyü ile ünlüdür. Köy, gölgeli yürüyüş alanları ve mozaikli meydanıyla gezmek için oldukça elverişli, ayrıca Türk kahvesi (orada Greek Coffee) ve çeşitli dünya kahvelerini tatmak isteyenler için çeşitli kafeler mevcut. Yasemin kokan bembeyaz sokakları, sakin hayat rutinini seviyorsanız burası tam size göre! Her köşede usulca çalınan Yunan müziğini dinlemeyi, günbatımını izlerken uzo veya şarap içmeyi istemez misiniz? Nisyros, baş döndürücü güzelliğiyle Ege’de bir cennet köşesi.

4. Gün: SOMBEKİ (SYMI)

Erken saatlerde Sömbeki Adası’na hareket edilecek ve adanın güneyindeki Panormitis Manastırı’nda ilk mola verilecek. Hala papazların yaşadığı manastır, içinde Bizans fresklerini ve çeşitli oyma işçiliğini barındırır. İki müze ve Bizans sonrası döneme ait el yazmalarının olduğu bir kütüphane de içinde mevcut. Yapımı ise 18. yüzyıla dayanıyor. Ayrıca manastır, Ortodoks dünyası için oldukça önemli bir hac yeri. Yüzme molası için adanın doğu sahiline gidilecek, akşama kadar vakit ayrılacak. Dileyenler daha sonra Roma-Bizans-Osmanlı döneminden eserlerin olduğu mahalleleri gezebilir, neo-klasik dönem (barok ve rokokonun abartısına karşı 18. yüzyılda ortaya çıkarak antik dönem hayranlığıyla hareket eden akım) izlerini görebilir. Sömbeki, Yunanca adıyla Symi, ismini mitolojideki deniz tanrısı Poseidon’un eşi peri Syme’den alır.

5. Gün: RODOS

Şövalyeler Adası olarak da bilinen Rodos, 12 Adalar’ın en büyük yüzölçümüne sahip olanı. Rodos, Lindos ve Kamiros şehirleri öne çıkan destinasyonlarıdır. Sokaklarında gezerken zamanda geriye ışınlanacağınız nostaljik ada, hala 12 metrelik surlarla çevrilidir. Zaten Rodos şehrinin yapımı MÖ. 407 yılında başlamış olup modern şehir şehir planlama sisteminin temellerini atmıştır. Sırasıyla Roma, Bizans, Osmanlı, İtalya ve Yunanistan egemenliğine girmiştir, yürüyüşlerinizde tüm medeniyetlere ait bir iz görebilirsiniz. Eski şehir içindeki Büyük Üstadlar Sarayı, hamamlar, burçlar ve kale kalıntıları sebebiyle 1988 yılında Rodos, tamamen UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. Rodos Ortodoks Kilisesi şimdi Bizans Müzesi olarak ziyaretçilere açıktır. Yunanistan’ın en önemli deniz araştırma merkezlerinden biri olan Akvaryum’u ziyaret edebilir ve deniz altı ekosistemine yakından bakabilirsiniz. İsterseniz Rodos’un ünlü gece hayatını görme imkânınız da olacaktır, adanın sahilinde çok sayıda bar ve geleneksel Yunan meyhanesi bulunur. Özellikle ada merkezindeki Hipokrat Meydanı’nda birçok farklı müzik türünü bir arada görebilir, kişisel zevkinize uygun bir mekanı hızlıca bulabilirsiniz.

6. Gün: DATÇA - PALAMUT BÜKÜ - KNIDOS (CNIDUS)

Sabah ilk durak Datça Yarımadası’nın ana beldesi konumunda olan Datça kasabası. Datça, hem modern hem de şirin bir balıkçı kasabası. Marinaya paralel sokaklarda birçok denize sıfır balık restoranı ve hediyelik eşya dükkanı bulabilirsiniz. Şehrin içine doğru yürüdüğünüzde çeşitli konseptlerde kafeler ve canlı müzik karşınıza çıkar. Kasabanın üç plajı var, sahile uzanıp soğuk biranızı yudumlarken buz üzerinde taze bademin tadına bakabilirsiniz.

Sonraki durak turkuaz mavi denizin sedir ağaçlarıyla birleştiği Palamutbükü plajı...

Öğle güneşi alçalmaya başladığında kendinizi serin sulara bırakabilir, Datça Yarımadası’nın keyfini sürebilirsiniz. İşte gurme gezginlere bir ipucu; Datça Yarımadası 3B ile ünlüdür: bal, badem (dünyanın en iyisi), balık. Denize sıfır bir masada kurulacak balık sofrası ve tadı damağınızda kalacak keçi sütü bal-badem dondurmaları için kendinizi hazırlayın! Bu seyahat doğa ve tarih içerdiği kadar, zengin bir damak tadı da vadediyor.

Ardından dünyanın ilk nü kadın heykeli olmasıyla bilinen Knidos Afroditi’nin ve British Museum’da sergilenen heybetli Knidos Aslanı’nın evine doğru yola çıkıyoruz. Bir Karya şehri olan Knidos’un diğer önemi de, Ege ve Akdeniz’in kavuştuğu noktaya kurulmuş olmasıdır. Yürüyeceğiniz alanın bir tarafında olabildiğine dingin ticaret limanına, diğer tarafındaysa şehrin eski düşmanlarını uzak tutan dalgaların dansına şahit olursunuz. Agora kalıntılarını, şarap ve eğlence tanrısı Dionysos’un, ilham perilerinin ve güzellik tanrıçası Afrodit’in tapınaklarını, zamanının (M.Ö. 360 civarı) en büyük güneş saatini burada görebilirsiniz. Knidos, büyük sanatçılar ve mimarlar yetiştirmiş bir şehir, Dünya’nın Yedi Harikası’ndan biri olan İskenderiye Feneri’nin mimarı Sosrates’in de doğum yeri. Farklı içkiler denemeyi seven ziyaretçiler, antik kentin girişinde bulunan restorandan Knidos birasının tadına bakabilirler.

Tekne, gece Knidos’a demirleyecektir.

7. Gün: ORAK ADASI - POYRAZ - METEOR KOYU

Orak Adası, Bodrum yakınlarında, zeytinlikleri ve tavşanlarıyla ünlü bir cennet köşesi. Evlerin oldukça seyrek olduğu ve daha çok su altı sporları için ziyaret edilen ada, kristal mavi suyuyla ziyaretçileri karşılar. Ada, öğle yemeğine dek ilk yüzme molamızı vereceğimiz yer. Öğle yemeğinden sonra Bodrum açıklarındaki Kara Ada Poyraz Limanı’nda demirlenecek. Seyahatin son yüzme molası burada verilecek. Kristal rengi sularıyla sizi karşılayan Poyraz, dalış meraklıları için oldukça popüler bir yer. İsteğe bağlı olarak akşam yemeği ve son geceleme Bodrum Limanı’nda ya da Bodrum’a yakın bir koyda yapılacak.

8. Gün: BODRUM

Kahvaltının ardından sabah 09:30 itibariyle turumuz sonlanacaktır.

Yukarıda belirttiğimiz güzergah sabit değildir, isteğe göre nerede kalınacağına, nerede yüzüleceğine ve nereye gidileceğine grup karar verebilir. Herkese keyifli tatiller dileriz.

T: +90 212 334 26 26 / F: +90 212 334 26 60
Huzur Mah. Fazıl Kaftanoğlu Cad. No: 9, Kat: 3 34396 Sarıyer / İstanbul / Türkiye
www.vikingturizm.com.tr / info@vikingturizm.com.tr
Facebook Twitter Instagram Linkedin Blogger E-Bültenimize Üye Olun