1. Gün: MARMARİS
Teknemiz kapılarını 15.30’da unutulmaz bir haftaya açıyor. Biniş saatinden önce Marmaris’e gelirseniz eşyalarınızı gönül rahatlığıyla ofisimize bırakabilirsiniz. Teknemiz, ziyaretçilerimizin akşam yemeği öncesinde ve sonrasında turistik Marmaris şehrini keşfedebilmeleri için ilk gece limanda demirli kalacaktır.
Karia’da Phyckos adıyla bilinen Marmaris, birçok medeniyete ev sahipliği yapan bir şehir. Ayrıca son kazılar şehirdeki yerleşimin MÖ 10.000 yılına kadar uzandığını göstermektedir. Herodot, yazılarında buradaki devasa bir kaleden söz eder. Marmaris Kalesi, Büyük İskender’in işgali sırasında hasar görür, daha sonra Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Rodos seferi öncesi onarılır. 1798 yılına geldiğimizde ise Lord Nelson’ın Napolyon’a karşı savaşmadan önce donanmasını korumaya aldığı yer yine Marmaris Limanı’dır. Rum evlerinin arasındaki dar sokaklardan geçerek Osmanlı Dönemi’nden kalma bir cami ve kervansaraya ulaşabilirsiniz. Marmaris, büyük yat marinasıyla da ünlüdür.
2. Gün: ARAP ADASI - BOZUKKALE
Tekne, öğle yemeğinin yeneceği ve yüzme molasının verileceği Arap Adası’na doğru hareket edecek. Sığ sayılabilecek ada plajının kristal parlaklığındaki suyu ve el değmemiş doğası şehir hayatından uzaklaşıp huzuru arayanlar için bire birdir. Çakıl taşlı plajda bölgenin yerel halkıyla sohbet edebilir, sessizliğin ve doğanın tadını çıkarabilirsiniz.
Moladan sonra, körfezin tepelerini çevreleyen sur yapısını takip ederek Bozukkale’ye (Loryma) gidilecek. Kalenin 120 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğindeki kireç taşı duvarları hala sağlam. Kale, körfezin her noktasına hakim şekilde inşa edilmiş. MÖ 395’te Knidos, deniz savaşı öncesi bu körfezde hazırlıklarını yapmış çünkü rüzgara karşı da oldukça korunaklı bir alan. Ziyaretçiler kalıntıları keşfedebilir veya teknede kalarak kendilerini kobalt mavisi dingin sulara bırakabilirler.
3. Gün: DATÇA
Kahvaltının ardından Datça Yarımadası’nın ana beldesi konumunda olan Datça kasabasına demir atılacak. Datça, hem modern hem de şirin bir balıkçı kasabası. Marinaya paralel sokaklarda birçok denize sıfır balık restoranı ve hediyelik eşya dükkanı bulabilirsiniz. Şehrin içine doğru yürüdüğünüzde çeşitli konseptlerde kafeler ve canlı müzik karşınıza çıkar. Kasabanın üç plajı var, sahile uzanıp soğuk biranızı yudumlarken buz üzerinde taze bademin tadına bakabilirsiniz. Dileyenler opsiyonel Knidos Antik Kenti turuna katılabilirler. Kent, özellikle günbatımı manzarasıyla da öne çıkıyor. Gece konaklaması Datça’da veya yakın bir koyda.
4. Gün: AKTUR - BENCİK
Datça’da yapılacak kahvaltının ardından uluslararası ödül almış prestijli “Mavi Bayrak” etiketine sahip Aktur Plajı’na doğru yola çıkılacak. Öğle yemeği, yüzme ve şnorkel süresince buradaki kumlu plajın keyfini çıkarabilir, okaliptüs ağaçlarının altında kahvenizi yudumlayabilirsiniz.
Güne Datça Yarımadası’nın en dar bölgesinde, Bencik’te devam edilecek. Burası Balıkaşıran Koyu olarak da bilinir, “balıkların atladığı yer” anlamına gelir. Herodot’un yazılarına göre M.Ö. 540 civarında Knidoslular yaklaşmakta olan Pers saldırısının haberini alınca Bencik’e kaçarlar. Burada Datça Yarımadası’nın ada olarak savunulması için bir tünel kazmaya karar verirler ama plan işe yaramaz, bölge Pers kontrolüne geçer. Kuzeye doğru 30 dakikalık bir doğa yürüyüşünün ardından turkuaz suların ışıltısıyla göz kamaştıran Bördübet Koyu’na varırsınız. Gece konaklaması Bencik Koyu’nda.
5. Gün: ORHANİYE - SELİMİYE
Tekne Hisarönü Körfezi’ne doğru yola çıkacak ve Orhaniye’de (Bybassos) demirleyecek. Orhaniye, denizinin hep çarşaf gibi düz olmasıyla bilinen, sadece yüzerken suda çıkardığınız sesi duyabileceğiniz kadar sessiz, çam ağaçlarıyla kendi gölgelik alanlarını oluşturmuş huzur dolu bir koy. Bölgedeki Kızkumu Plajı ise mitolojik hikayesiyle öne çıkıyor: Halkı denizcilik ve ticarette oldukça ileri olan Bybassos (Karya Dönemi) halkının çok sevilen bir kralı ve prensesi vardır. Prenses, balıkçı bir gence aşık olur ama asil olmadığı için bir türlü evlenemezler. Her gece prenses kıyıda bir ışık tutar, gence kayığıyla karşıya geçmesi için yol gösterirmiş. Bir gün kral, aşıkları yakalamak için askerleri görevlendirir ama tuzağa düşmeyen kız sevdiğine doğru suya koşmaya başlar. Bastığı yerlerde kum birikir ve karşı kıyıya gidip gence kavuşur, ama ona gelen bir oktan dolayı su kırmızıya dönüşür. Ziyaretçiler günümüzde bu yolu geçip geri dönerek dilek tutmaktadırlar.
Öğleden sonra, dağlar ve kayalıklarla çevrili muhteşem bir kasabaya demir atılacak: ikinci durağımız Selimiye (Hydas). Aslen Bulgaristan göçmenleriyle kurulan kasaba, adını 1. Selim’den alıyor. Su, burada turkuaz maviden kobalta geçiyor, sualtı yaşamını gözlemlemek için büyük bir fırsat doğuyor. Gözlükle daldığınız takdirde devasa bir akvaryumda bulunduğunuz hissine kapılabilirsiniz. Ayrıca Selimiye’nin lüks ve Akdeniz stilini yansıtan butiklerle dolu sahili, otuz dakikalık bir yürüyüşle gezilebilir. Sebze bahçelerine sahip köy evleri ve begonvillerle süslü butik otellerin doldurduğu sokak, fotoğrafçılıktan hoşlananlar için bire bir. Deniz kenarındaki restoranlarda organik Akdeniz mutfağının çeşitli mezelerini tadabilirsiniz. Eşsiz mutfağının ve denizinin yanı sıra, Selimiye Arkaik dönemden (M.Ö. 8.yy - M.Ö. 480) izler taşıyan bir açık hava müzesi! Selimiye’nin muhteşem manzarasını kuş bakışı izleyebilmek için tırmanabileceğiniz kalede ayrıca bir deniz feneri, gözetleme kulesi, manastır ve tiyatro da mevcut. Gece konaklaması Selimiye’de.
6. Gün: DİRSEKBÜKÜ - BOZBURUN
Tekne, kahvaltının arından Hisarönü’ndeki korunaklı son koy olan Dirsekbükü’ne hareket edecek. Koy, Akdeniz bitki örtüsü ve cam gibi berrak denizi ile kalplerinizde ayrı bir yer edinecek. Dirsekbükü’ndeki molanın ardından kekik balı ve 2000 yaşındaki anıt çınar ağacıyla (Platanus) ünlü Bozburun’a doğru yola çıkılacak. Bitkilere ilgili ziyaretçiler buradan çeşitli yağlar ve aromalar satın alabilirler, hepsi köy halkı tarafından üretilen organik ürünlerdir. Karya dilinde bu bölge Larymna ve halkı da “kum insanları” olarak geçer. Kalıntılar, yaklaşık 45 dakikalık yürüyüş mesafesindeki Asar Tepesi’nde görülebilir Ayrıca Bozburun, Bodrum ve Marmaris’ten sonraki en popüler gulet üretim merkezidir. Buraya yapılan yolculuk sırasında dileyenler kaptandan tekneyi yelkenle yönetmeyi öğrenebilir.
7. Gün: KADIRGA - MARMARİS
Dalış tutkunları dikkat! Seyahatin yedinci günü öğle yemeği ve yüzme molası için Kadırga Koyu’na hareket edilecek. Kadırga Yarımadası’nın ucunda bulunan gemi batığı ve deniz feneri sualtı arkeologlarının ve dalgıçların gözde destinasyonlarından biri. Kadırga tipi gemi, 7. Ve 17. Yüzyıllar arasında Akdeniz’de kullanın askeri savaş gemilerine verilen isimdir; bölgenin ismi de kuvvetle muhtemel burada bulunan batıktan gelir. Koyun ortasındaki kayalık alanın çevresine şnorkel yapılmasını kesinlikle tavsiye ediyoruz! Öğle yemeğinin ardından arkeolojik ve doğal sit alanı kabul edilen Cennet Adası ziyaret edilecek. Adadaki Nimara Mağarası Paleolitik Çağ’dan Tunç Çağı’na dek insanlar tarafından kullanılmıştır. Adını yansıtan Cennet Adası, turkuaz suları ve çam ağaçlarıyla Marmaris’in en büyüleyici bölgelerinden biri.
Akşam yemeği ve gece konaklaması Marmaris’e demir atılacak.
8. Gün: MARMARİS
Ziyaretçiler kahvaltıdan sonra, saat 09:30 civarında tekneden ayrılabilirler.
Yukarıda belirttiğimiz güzergah sabit değildir, isteğe göre nerede kalınacağına, nerede yüzüleceğine ve nereye gidileceğine grup karar verebilir. Herkese keyifli tatiller dileriz.